Archive for September, 2007

Lefkoşa-Magusa Kayıp Otobanı

Thursday, September 20th, 2007

-özgün.

Henüz 35 olmadım ama…

Wednesday, September 19th, 2007

Otuzbeş Yaş

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

Cahit Sıtkı Tarancı
**************************************************

Henüz otuzbeşime gelmedim ancak anlattıkları o kadar da yabancı gelmiyor artık…

-Kerim

Bebek nasıl yapılır????

Wednesday, September 12th, 2007

Bir internet sitesinde okumuştum, çok hoşuma gitti…

Bebek Nasıl Yapılır? .. diye miniklere sormuşlar, onlar da bakın ne cevaplar vermiş: (bazıları bayağı iyi)

“Bebek yapmak için anne bir yumurtanın üzerine yatar sonra baba gelip yumurtayı kırar”
(Abby, 6 yaşında)

“Ben asla bebek yapmıcam.. Babam dedi ki bebek beklerken kadınlar her gün biraz daha hasta ve manyak oluyomuş”
(Marie-Ann, 9 yaşında)

“Bir kadınla bir erkek yatağa girdikleri zaman, ikisinden birinin bebeği olacak demektir”
(Paul, 6 yaşında)

“Bebek annemizin içinden çıkar, doktor da onun poposuna vurur çünkü bebek doktoru ısırmıştır”
(Edward, 6 yaşında)

“Bebek yapmak için, bunu önemsemeyen biriyle olmak gerekir”
(Shelley, 7 yaşında)

“Karşımızdakı evdeki adamın karnında bebek var ama bi türlü dışarı çıkamıyor”
(Alistair, 9 yaşında)

“Bebek yapmak için önce aşık olursun, evlenirsin.. veya bunlara gerek de yok aslında..”
(Peter, 9 yaşında)

“Bebek yapmak için uygun zamanı kollamak lazım, evde misafir olmaması lazım”
(Lyn, 9 yaşında)

“Ben nasıl yapıldığını biliyorum ama hiç yapmadım”
(Francis, 7 yaşında)

“Kediyseniz bebek yapmanız daha kolaydır”
(Paulette, 6 yaşında)

İş Değiştirmek

Monday, September 10th, 2007

Son 13 ay içerisinde 3 kere iş değiştiren bir insan olarak iş değiştirmek çok zor bir süreçmiş bunu çok ama çok iyi anladım.

İnsanın ömründen gün çalan, her ne kadar heyecanlı bir olay olsa da; yine de stressi daha ağır basan, insanı bunalıma sokan bir şey olduğunu gördüm.  Bazen olaylar isteğimiz dışında ilerliyor maalesef. Ben de isterim düzenli bir işim olsun, bu işte acaba kaç ay kalacağım gibi düşüncelere girmeyeyim ama olmuyor işte.

Bir kere en önemli şey, işteki huzurmuş. Beraber çalışılan arkadaşlar, yöneticiniz falan o kadar önemliymiş ki. Para da çok önemli evet ama maalesef benim gibi biraz romantik tarafı ağır basan bir insansanız yani “her şey de para mı canım” diyebiliyorsanız, işteki huzurunuz kaçtığı anda sizin için çanlar çalmaya başlamış demektir. Ben son işimde bunu en derinine kadar yaşadım. Param vardı belki ama huzurum yoktu. 

1 hafta sonra 17 Eylül tarihi itibariyle yeni işime başlayacağım. Çok büyük bir umut ve heyecan duyarak gideceğim yeni işime ama içimde yine de bir tedirginlik var. Ya gelen gideni aratırsa, ya orada da huzuru bulamazsam ne olacak diye…

İş değiştirmek her ne kadar içinde heyecan barındırsa da bir o kadar da stresli bir olay. İnsanın dengesini alt üst ediyor, uykularını kaçırıyor.

Ama işte hayat bu; bazı riskleri göze almadan yaşayamayız. İlla bir an geliyor ve tüm cesareti toplayıp CV’yi güncelliyor insan. Heyecan ve tedirginlik ile…

 -Berna Ama Zonta-

Uykusuz

Wednesday, September 5th, 2007

Bugünden itibaren her çarşamba çıkacak yeni mizah dergisi(miz)

Şimdilik yazar kadrosunda:

oky
barış uygur
deniz ensari
vedat özdemiroğlu
yiğit özgür
ersin karabulut
yavuz öztürk
umut sarıkaya
memo tembelçizer
fırat budacı
ender yıldızhan
engin günaydın
uğur gürsoy
yılmaz aslantürk

gibi sıkı isimler var.

Aslında 5 Eylül dediler ama ben 3′ünde aldım okudum. Çok beğendim arkadaşlar, çok komikler bence. Hele Yiğit Özgür’ün “Orada Olabilirdim” diye yeni bir köşesi var. Çok eğlenceli. Koptum.

Ekşi sözlük’teki dergi ile ilgili eleştirileri okuyorum birkaç gündür, bazıları penguen in aynısı olduğunu söylüyorlar, kopyalanmış gibi diyorlar. Bence penguen i gerçekten tamamlayan adamlar bunlarmış ki gözümüz bu kadar alışmış. Bence derginin formatında bir sorun yok. Çok beğendim.

Logosu da süper =)

Birkaç haftadır yani bu kadro penguenden ayrıldığından beri penguen in de pek tadı tuzu yok. Zaten fatih solmaz varken ne tadı :p

Umarım diledikleri gibi başarılı olurlar, çünkü hepsinin çok şeker insanlar olduklarını düşünüyorum. Onlar da başka mizahçılar kadar kaşarlanmazlar inşallah..

Velakin, güzel bir mizah dergimiz var artık. Hepimize hayırlı olsun, gelişerek güçlenirler umarım.

internet sitelerini de yazayım tam olsun

http://www.uykusuzdergi.com/index.php

-Berna Ama Zonta-

80′ler nostaljisi…

Wednesday, September 5th, 2007

Facebook’ta 80′ler diye bi grup vardı. Orada 80′lere ait birsürü videonun youtube linki vardı. Buyrun buradan yakın:

Kara Simsek
Alf
Voltran
Parizyen Müjde - TRT
Altin Kizlar
Felicita (Anası maymun babası gooooril feliçitaa….)
Parliament Sinema Klubü
Mavi Ay
KalimeroAma bu haksızlık, öyle değil mi???

Hoşgeldin Berna!

Tuesday, September 4th, 2007

Artık quartet diyemeyeceğim, grubumuza yeni bir üye katıldı. Bernayla grubumuz daha güçlü, daha dinamik :) Evet traşı keselim, hoşgeldin Berna.

Şimdi gruba yeni isim bulma zamanı, quartet olamayacağımıza göre ne olacağız? Beş kişilik müzik gurubuna ne denir? Bilen varsa beri gelsin. Neyse tavsiyeleri bekliyorum…

-Kerim

Bu sene biri kesin Rock’n Coke’taydı…

Tuesday, September 4th, 2007

Evet bu sefer kesin, tahmin mahmin değil. Kendisi itiraf etti valla. Hem de utanmadan “Franz Ferdinand’ın bagetini kaptım:)” diyo MSN’de. Hadi buna da iftira desin, fesat desin bana. Hani kola öldürür dü? :)

Not: Ben de blogu bayağı özlemişim, baksana ishal olmuş gibi yazıyorum valla. Bu vesile ile Özgün’e bir daha teşekkür etmek istiyorum…

Bir öneri…

Tuesday, September 4th, 2007

Lütfen herkes last.fm’de “Recently Listened Tracks”ın altındaki “embed on Worpress” te çıkan kodu bana e-posta yoluyla göndersin ben de onları blogumuzun sağtarafındaki boş kısma yerleştireyim.

Hedi bekalım…

Quartet’i genişletelim: Berna’yı da aramızda görmek isteriz!

Monday, September 3rd, 2007

Eminim ki Berna -o güzel yazılarıyla- bu son derece durağan olan blog’umuza değişik bir tat getirecektir. Ne dersiniz, ha?

-özgün.