Archive for May, 2006

Günün Anlam?na Binaen…

Sunday, May 14th, 2006

Anne:balkondaki kumru yavrularinin uctugunu, zeytinyagli fasulyenin nasil yapildigini, bir uzuntunuzu veya bir sevincinizi paylasmak, halini hatirini sormak icin telefona elinizi uzattiginizda artik ayni dunyayi paylasmadiginiz akliniza her geldiginde insanin bogazinda bir dugum birakip gozlerini dolduran melek.

bir suru guzel aniniz varken artik “olmadigi” akliniza geldiginde gozunuzun onune nedense annenizi hep en son gordugunuz zaman gelir. baba evinizin kapisinin agzinda sizi 14 yildir ayri kaldiginiz sehre ugurlarken aglayan yuz ifadesi. nedense akliniza bu geldiginde aynaya bakarsaniz ayni yuz ifadesini kendinizde de gorursunuz. “$u anda ne yapiyor acaba” diye icgudusel olarak dusundugunuzde ise bir mezarlik ve gunlerce basucuna gidip agladiginiz mezarindan baska bir sey gelmez gozunuzun onune. cep telefonununuzu kapali biraktiginiz, haberi aldiginizda havaalanina yetismek icin kendinizi paraladiginiz, kapisini kapatmis ucaga binmek icin gorevlilere yalvardiginiz ama biricik annenizi son kez gorme sansinizi kacirdiginiz o gune tekrar tekrar lanet edersiniz.

artik babanizda bulunan numarasinin cep telefonunuzdan ismini degistiremezsiniz. babaniz her aradiginda yureginiz hop eder. tipki annenizin salonunuzda bulunan resmine her baktiginizda heyecanlandiginiz gibi. daha onceleri gayet dogal gelen guvenlik sorusu (annenizin kizlik soyadi) artik sizin nefret ettiginiz sorulardan biri haline gelmistir. kim tahmin eder ki o guvenlik sorusunun sizin akliniza kapinin agzinda aglayan annenizi getirecegini? banan dunyanin en derin golunun derinligini sorun ama annemin kizlik soyadini sormayin diyemezsiniz, yutkunup cevabinizi verirsiniz. kapinin agzinda aglayan kadinin gozyaslarina sizin gozyaslariniz kari$ir.

sizinle ayni aski yasayan kardesleriniz ve babanizla her konusmanizin uzerinde ister istemez bir huzun girer, kar$inizdakinin de en az sizin kadar uzuldugunu bilirsiniz. artik her baki$ta, her sozde bir teselli etme istegi bulunur. bilirsiniz cunku o da sizin gibi hic dayanamamistir bir daha annenizi hic goremeyeceginiz fikrine. 45 yillik hayat arkadasini, biricik askini kaybetmi$ babanizla her konustugunuzda cektigi aciyi hafifletememenin agrisi coker gogsunuzun sol tarafina. i$te o zaman anlarsiniz sevdiginizin ardindan aglamanin, geride kalmanin ne kadar aci verici oldugunu.

en kotusu ise sokakta gordugunuz baska bir teyzenin annenize benzeme ihtimalidir. iciniz daglanir, bogazinizda bir seyler dugumlenir. gidip sarilmak istediginiz teyze bir koseden donerken pesinde sizin cocuklugunuzu da beraber goturur. annenizin sizi cagirirken kullandigi cocukluk adinizi* baska kimsenin agzindan duymak istemezsiniz. o ismi de karadenizde bir mezara annenizle birlikte gommu$sunuzdur cunku. hep “daha cok erkendi” diye du$unursunuz. zira bu dunyadan vakitli giden hic bir anne yoktur. annelerin hic bir cocugunun buyumedigi gibi.

“sourtimes.org”dan al?nt?d?r.

K?ssadan hisse: Annelerinizin k?ymetini bilin…

–Kerim

Zafer Gülü!…

Sunday, May 7th, 2006

Bazen, hayat tüm h?z?yla ak?p giderken ya?amad???m anlar? dü?ünmeye koyulur giderim. Bu bazen bir lezzet, bir ?ark?, bir muhabbet, bir sevinç, bir üzüntü. Asl?nda benimkisi oldukça farkl? bir durum gibi geliyor bana. Kalbime yenik dü?ene kadar hayat? hissetme, ya?ama iste?i içgüdüsü. Sorun olan nokta ?ey ?u ki, bunu hiç dindiremiyor olmam. Üniversite y?llar?m?zda Özgün’ün dinlemem için bana vermi? oldu?u bir CD, o gün benim için içimde yeterince yerini bulamam??ken ?imdi zihnimin bir kö?esinde arka fon müzi?i olarak sürekli olarak çal?n?p duruyor. Bana son derece huzur, güven ve s?cakl?k veriyor. Kendimi s?k s?k zamana yenilmi?, bir ?eyler için geç kalm?? hissine kap?l?yorum. Ama i?te herhalde her ya??n kendisini besledi?i, doyurdu?u büyüttü?ü bir olgunluk ça?? var.
Sigur Ros…
Svefn-g-Englar isimli ?ark?lar?n?n klibini izledi?im zaman kendimi çok a?lamakl? hissettim. Her?eyin sentetikle?ti?i baya?? ve yapay bir hale günden güne geldi?i bir zamanda art?k en saf bir ?ey yapabilmek. Daha önce yap?lm?? hiçbir ?eye benzemeyen, kendine kar?? en özgü olmak.

“the only safe, legal stimulant”…

böyledir sigur ròs… te?ekkür etmek gerekir onlara; sadece onlar?n yaratabilece?i tüm gözya?lar?, gülümsemeler, hisler ve anlamland?ramad???n?z bir dünyay? ifade edip onlar? dinleyenlerin ya?amlar?n? daha çekilebilir k?ld?klar? için…(Ek?i sözlükten al?nt?)

Dipnot: 2005 y?l? albümleri TAKK’? bir ?ekilde mutlaka edinin ve dinleyin.
Kal?n sa?l?cakla…

Cemil ?pekçi simitçileri giydirmi?…

Sunday, May 7th, 2006

Sanki her?eyimiz modaya uygunmu? da bir tek simitçileri modaya uydurmak kalm?? gibi, Beyo?lu’ndaki simitçiler Cemil ?pekçi taraf?ndan modaya uydurulmu?. Haber NTVMSNBC’nin web sitesinde “Simitçilere Cemil ?pekçi modas?” ba?l??? ile yay?nlanmakta. K?yafetlerde benim dikkatimi ilk çeken, simitçilerin ?apkalar?n?n “Mavi ?stiridye” bar?ndaki elemanlar?n ?apkalar?na benzemesi. ?imdi simitçiler k?zacak ama napal?m. Herneyse, keyfini ç?kar?n…
-özgün.

Bu nas?l özgürlük?

Friday, May 5th, 2006

Nerde o özgürlük konusunda kendine toz kondurmayan muhte?em ülke ABD? NTV’nin “Okullarda gazl? içeceklere yasaklama” haberinden sonra ABD’deki özgürlük olay?n?n t?rt oldu?unu (biraz geç de olsa:)) anlam?? bulunuyorum. Hani Coca-Cola ile Pepsi aras?nda seçme özgürlü?ü vard?? Hani nerde? Size sesleniyorum ey Türkçe bilen ma?dur ABD vatanda?lar?. Sizlerin ve çocuklar?n?z?n bu özgürlükten mahrum kalmas?na nas?l izin verirsiniz? Utan?n kendinizden!
NOT: Bir ara ü?enmezsem yaz?y? Ingilzce’ye çevirip, sesimi Türkçe bilmeyen ABD vatanda?lar?na da duyurabilece?im.
-Özgün.