Elimsan’dan ayrılış…
Monday, February 27th, 2006Bugün ofisteki elemanlarla konuşurken Elimsan’dan ayrılışım geldi aklıma. Bizim elemanlara da anlattım. Yaptığımın onurlu bir davranış olduğunu söylediler. Ancak hatırlıyorum da ayrılış sebebim onurlu bir hareket yapmak değil, çoğunluğa uymak ve(ya) Elimsan’da tekbaşıma kalma korkusuydu. O günü bir türlü unutamıyorum. Beraber ayrıldığımız arkadaşlarla birlikte herkesle vedalaştık. Sonra da İzmit’e, sahilde bir çay bahçesine gittik. İçtiğim çaydan hiçbirşey anlamadım. O kadar sıkıntılıydım ki yarım saat içerisinde iki-üç kere tuvalete gittim. Bizimkilere ne diyeceğimi planlıyordum. Aslında ne söylersem söyliyeyim bir sürü laf yiyeceğimi biliyordum. Çay bahçesinden kalkmadan babamı arayıp işten ayrıldığımı söyledim. Söylediklerime bir anlam veremedi herhalde ki, akşam eve gelince konuşuruz dedi. Çay bahçesinden kalkıp İzmit’e ve körfeze tepeden bakan bi parka gittik. Zaman bir türlü geçmiyor ve kimse de eve gitmek istemiyordu. Herkes mesai saatinin bitmesini bekliyor, eve öyle gitmeyi planlıyordu. Orda da bir, iki saat geçirdikten sonra eve gitme vakti geldi. Allah biliyor ya ayaklarım geri geri gidiyordu. Eve geldim, üzerimi değiştirdim ve babamla uzunca bir konuşma yaptık. Neden evimin dibindeki işten ayrılmıştım, olayın benimle ne ilgisi vardı, nasıl bu kadar sorumsuzca hareket edebilirdim, o adamlar(eski patronlarımdan bahsediyor) beni dedemi tanıdıkları için işe almışlardı neden ayrılmıştım. O zaman mantıklı cevap veremeyeceğim bir sürü soruya muhatap olmuştum. O geceyi de atlattım.
Bugüne kadar yaptığımdan hiç pişman olmadım. Ama insanın aklına bir sürü soru geliyor. Acaba ayrılmakla iyi mi ettim? Siemens’e girmekle iyi bir iş mi yaptım? Şu anki yaşantımdan memnun muyum? Daha ne kadar bu şekilde çalışırım ya da bu saatten sonra başka bir dala geçebilir miyim?
Bu sorular bitmez. Bu kadar zaman içimde tuttuğum bu hikayeyi paylaşmak istedim sadece….
-Kerim
